Genel HaberlerSon Dakika Gelişmeleri

Süleymancı pompası operasyonu hangi soruları gündeme getiriyor?

Akaryakıt pompasını bile yönetemeyen bir idare şimdi bir başka pompanın patlamasıyla karşı karşıya. Liderlik modelleri, mali döngüler ve koruma soruları dikkat çekiyor. Operasyonun arka planındaki detaylar makalede inceleniyor.

Süleymancı pompası konusu iktidarın sersem sepelek bir yönetime saplandığı bir dönemde gündeme geldi. Sabah indirim akşam zam şeklinde ilerleyen akaryakıt yönetimi bile kontrol edilemezken Fetullah pompası da yönetilememişti. Şimdi lacivert takkeli yapı da ellerinde patladı. Alt başlıklarda imam modelinden kolordu modeline geçiş, mali transferler, dokunulmazlık riski ve öğrenilemeyen sorular ele alınıyor. Bu çerçevede ilk olarak yönetim zaafına geçiliyor.

Süleymancı pompası operasyonu

Yönetim zaafı ve pompa metaforu neyi gösteriyor?

Akaryakıt pompasının bile bir gününü yönetemiyorlar. Sabah gün ışırken indirim geliyor. Akşam güneş batarken yeniden zam biniyor. İktidar sersem sepelek bir yönetime saplandı. Fetullah pompasını da yönetememiş birbirine düşmüşlerdi. Şimdi Süleymancı pompası da ellerinde patladı. Bu tablo yönetim kapasitesinin sınırlarını ortaya koyuyor.

Ne kadar ilginç bir süreç yaşanıyor. Hayret uyandırıcı gelişmeler peş peşe geliyor. İlham verici detaylar birikiyor. Beyaz takke giyen yapı ile lacivert takke giyen yapı son 50 60 yıl içinde sağcı muhafazakar din sömürücü iktidarlar ve darbeci generallerin yönetime el koydukları sırada devlete orduya bakanlıklara sızmışlardı. İkisi de bugünkü iktidarın 25 yıllık dönemi sırasında devlet içinde gelişip büyüyüp zenginleşmiş korunmuş devleti hortumlama kapasitesi sahibi olmuşlardı. Süleymancı pompası bu tarihsel sızıntının somut örneğini oluşturuyor. Model farkları ise daha net görünüyor.

Uzmanlar kapalı örgütlenmelerin uzun yıllar boyunca korunmasının kamu yönetiminde ciddi zafiyet yarattığını belirtiyor. Pompa metaforu kaynak aktarımının sürekli ve kontrollü yapıldığını ima ediyor. Yönetim zaafı bu yapıların büyümesine zemin hazırladı. Bir sonraki aşamada örgütlenme modellerine bakmak gerekiyor.

İmam modeli ile kolordu modeli arasında hangi farklar var?

Fetullahçılar imam modeli tipi örgütlenip devlete yerleşmişlerdi. Kainat imamı ülke imamı bölge imamı il imamı ilçe imamı mahalle imamı ev hücresi imamı abiler ablalardan oluşan bir hiyerarşi kurmuşlardı. İktidar ortağı idiler. Gündüz vakti başarısız bir darbe yapmaya iteklendiler. İmamların bir bölümü yakalandı bir bölümü ise kaçtı ya da kaçırıldı. Bu model hücre tipi sızmayı esas alıyordu.

Geldik bugüne. İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanı operasyona başlatınca Süleymancıların da kolordu modeli ile devlete sızmış olduklarını halk yeni öğrendi. Kolordu modelinin kurucu babalığını ve teorik önderliğini Süleymancıların Kozan İmamı Mustafa Akyıldız adlı bir lacivert takkeli yapmış. Askeri terminolojide kolordu birden fazla tümeni bünyesinde toplayıp yöneten üst düzey komuta kademesine verilen addır. Merkez kolordu bölgesel kolordu şehir kolordusu ilçe kolordusu mahalle kolordusu yurtlar kolordusu kurslar kolordusu şeklinde yapılanmışlardı.

Kim kime nasıl bağlı sorusu önem kazanıyor. FETÖ nün mahrem imamı vardı bunların da mahrem kolordusu var mı sorusu soruşturma ilerledikçe netleşecek. Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı toplumu bilgilendirirse öğreneceğiz. Süleymancı pompası bu model farkını gün yüzüne çıkardı. Emir veren emir alan Mehdi ilan eden yapı ayet ve hadislerle aldatma yöntemini kullanıyordu. Mali boyut ise ayrı bir önem taşıyor.

Süleymancılar ellerindeki dini topluluğu merkezden taşraya doğru bölümlere ayıran model kurarak devlete hangi pompalama ve hortumlama yöntemleriyle sızdıklarını Almanya daki işçilerin dini inancını alet edip palazlanıp holdingleşerek devlet kaynağını nasıl soyduklarını kimlerce korunup kollandıklarını anlayacağız. İnşallah anlayacağız. Bence anlamayacağız. Süleymancılar muhafazakar partilerde siyasetin göbeğine kadar sızıp bu ülkede bakan çıkartacak kadar dini cemaat markası yaratmış adamlar.

Son habere göre Süleymancı liderler kara para aklama evraklarını İstanbul da Ümraniye de bir özel hastanenin bodrum katında yakmışlar. Süleymancı pompası Almanya da işçilerden topladığı parayı gıda market kuyumculuk turizm meyve suyu yurtlar vergiden muaf vakıflar ağırlıklı yatırıma dönüştürürken ve büyüdükten sonra parayı yeniden Almanya ya transfer ederken 100 milyar TL diyorlar hangi bakanlık üst düzey yönetimi ile iktidar bürokrasinin hangi önde gelenlerinden koruma kollama teşvik destek iş birliği aldı sorusu açık kalıyor. Süleymancı pompası bu mali döngüyü işaret ediyor. Soruşturma bakanlara üst kademe bürokratlara ve onları atayana dayanırsa ne olacak sorusu da gündemde.

Yandı gülüm keten helva üç beş günah keçisi kapatacaklar endişesi dile getiriliyor. Bu yılın ilk 6 ayında 182 devlet kurumundan toplam 13 bin 738 iktidar bürokratı devlet kesesinden yurt dışına geziye gönderildi. Bu 13 bin 738 devlet görevlisinin kaçı Almanya da Avrupa da Süleymancı sofralarında ağırlandı sorusu da cevapsız kalıyor. Bilecek miyiz bence bilemeyeceğiz. Finansal şeffaflık eksikliği bu tür döngüleri besliyor.

Öğrenilemeyen sorular ve soruşturmanın sınırları nelerdir?

Süleymancı pompasına operasyon aslında lacivert takkeliler arasında bir liderlik kapışmasının dışa vurumu mu onu da öğrenemeyeceğiz. Soruşturma ilerlesin Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı toplumu bilgilendirsin biz de öğreneceğiz deniyor. Bence öğrenemeyeceğiz. Bu yapıların korunma kollanma teşvik alma biçimleri netleşmeden süreç kapanabilir. Günah keçileri üzerinden kapatma riski yüksek bulunuyor.

Uzmanlar kapalı dini yapılanmaların siyasi ve bürokratik koruma ağları olmadan bu kadar büyüyemeyeceğini belirtiyor. Liderlik mücadelesinin operasyona dönüşmesi ihtimali de değerlendiriliyor. Mali belgelerin yakılması soruşturmayı zorlaştırıyor. Süleymancı pompası bu belirsizliklerle birlikte ilerliyor. Kamuoyunun bilgi alma hakkı ise sınırlı kalıyor.

Soruşturma bakanlara ve atayanlara dayanırsa siyasi maliyet artacak. Üç beş isimle sınırlı kalırsa gerçek tablo ortaya çıkmayacak. Almanya döngüsü ve bürokrat gezileri de aynı muğlaklıkta kalacak. Bu belirsizlik kamu güvenini zedeliyor. Süreç henüz netleşmedi ve yeni gelişmeler bekleniyor.

Süleymancı pompası iktidarın yönetim zaafı içinde patlayan bir yapı olarak gündeme geldi. Beyaz takkeli imam modeli ile lacivert takkeli kolordu modeli aynı dönemde devlet içinde büyüdü. Mustafa Akyıldız ın teorik önderliğindeki kolordu yapılanması yurtlar kurslar mahalleler üzerinden örgütlendi. Almanya daki işçilerden toplanan paralar holdingleşmeye dönüşüp tekrar yurt dışına transfer edildi. Evrakların Ümraniye de yakılması ve 13 bin 738 bürokratın yurt dışı gezileri koruma sorularını canlı tutuyor. Soruşturma üst kademelere dayanırsa sonuç değişebilir. Aksi halde günah keçileriyle kapanma riski devam ediyor.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizin devamlılığı için lütfen reklam engelleyicinizi kapatın